20 Mayıs 2015 Çarşamba

Yeni Zelanda hayvanları 'duygusal varlık' kabul etti, testler yasaklandı



Yeni Zelanda, hayvanları 'duygusal varlıklar' olarak kabul eden yasa değişikliğini onayladı. Değişen yasayla birlikte artık kozmetik ürünleri hayvanların üzerinde test edilemeyecek. Geçtiğimiz yıllarda da Hindistan, yunusları "insan olmayan birey" olarak tanımıştı. Bu kararla birlikte de Hindistan'daki tüm yunus parklarının kapatılması gündeme gelmişti.
Hayvan haklarında elde edilen bu kazanımlar, hakim devlet ve toplum kültürlerinin hayvanlara bakış açısını değiştirmede ve hak ihlallerine neden olan mezbahaların, yunus parklarının, barınakların, sirklerin, hayvanat bahçelerinin, kürk çiftliklerinin ya da deney merkezlerinin kapatılması için çok önemli kazanımlar. Hatta bu kazanımlar sadece Yeni Zelanda ve Hindistan ile de sınırlı kalmıyor. Bütün devlet ve toplumların hak temelli hareket etmesine de sebep oluyor.

Ancak daha derinden baktığımızda hayvanlara verilen hakların insana benzerlikleri üzerinden yapılması asıl sorgulamamız gereken nokta olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü "hayvanlar da insanlar gibi duygusal varlıklardır" ya da "yunuslar insanlar olmayan bireylerdir" tanımlamalarının altında yine insanmerkezcilik olduğunu görüyoruz. 

Canlı ya da cansız varlıkların (dağlar, taşlar, rüzgarlar) hakları insana benzerlikleriyle ölçülemez. Su boşa akmaz, rüzgar boşa salınmaz, hayvanlar insanlara köle olmak için doğmaz!

Bir diğer sorgulamamız gereken şeyse nasıl oluyor da hayvanların doğuştan gelen, zaten sahip olduğunu bildiğimiz haklarını küstahça geri veriyor oluşumuz!

Topyekün özgürlük, insanmerkezcilik ve türcülük bittiğinde gelecek


İnsanmerkezcilik “evrendeki her şey insan içindir ya da insana hizmet etmek için vardır" görüşü ve diğer türleri görmezden gelen türcü düşünce şekli yok olduğunda; hayvanların, bitkilerin, insanların ve de diğer bütün türlerin özgürleşeceğine inanıyoruz.

Yasayla ilgili haberin detaylarını okumak isteyenler Gaia Dergi'den okuyabilir.

Vahşi Hukuk: Bir yeryüzü adaleti manifestosu 


Hayvanlara verdiğimiz "insani" yasal haklara değinmişken(?) doğada yaşayan toplumların sahip olduğu ama modern toplumların unuttuğu vahşi hukuk anlayışını da gözden geçirmemizin tam sırası sanırız. 

Doğal topluluklar ve ekosistemler yasal hakları olan tüzel kişilerdir diyen Güney Afrikalı hukukçu Cormac Cullinan; "Vahşi Hukuk" adı kitabında; bütünsel faydanın insan merkezli düşünce sistemleri yerine ancak ve ancak yeryüzünün çıkarını gözeten bir yeryüzü içtihadıyla mümkün olacağını söylüyor. 
Kitapla ilgili Bianet'te çıkan yazı: Çevre dostu bir kitap: Vahşi Hukuk

@burcuyeryuzu