2 Ekim 2014 Perşembe

10 maddeyle Kurban Bayramı hakkında bilinmesi gereken bazı gerçekler

Not: Bu liste kurban bayramını sorgulayan ve ibadetin kansız yapılabileceğini düşünen müminler için hazırlandı. 

Bu öyle bir bayram ki insanlar 3 günlüğüne kuzuların, buzağıların, koyunların, danaların canını alarak boğazına kadar kanlara beleniyor... Her Allah'ın günü hayvan yiyenler bile bu manzara karşısında tabağındaki gerçekle hesaplaşıyor, adeta günah çıkartıyor. Hayvanların yaşadıklarına gözlerini kapatan, bu can pazarını meşrulaştırmak isteyenlerinse her zaman her toplumda bir bahanesi vardı. Ancak insan var olduğundan beri bütün toplumlarda, dinlerde (müslümanlık dahil), felsefi akımlarda "öldürme"ye karşı sesini yükseltenler azımsanamayacak kadar çoktu. Allah'a yakınlaşmak için asırlardır değişmeyen yöntem kafa kesmek; gayrımüslim kafası, çocuk kafası, koç kafası, kadın kafası, kafir kafası, mezhep dışı herhangi birinin kafası farketmez bıçağın ucundan damlayan sıcak kanı takip edin sizi doğruca insana götürecektir.

İşte bu yüzden kurbanla ilgili bilmeniz gereken "bağzı" şeyleri sıraladık. Şimdiden kansız bayramlar dileriz... 

1. Sevap kazanayım derken, günah işleme!



Her kurban bayramında kurbanlıkların yaşadığı bir şey var; ölüme gitmek istememeleri! Kamyonlara, tırlara binmek istemeyip direnen, kaçan, ağlayan, kan gölüne düşen hayvanların yaşadıkları şey; korku, acı, ızdırap, dayak, eziyet... Kısacası zulmün bin türlüsü... Dini gerekçeler hayvanlara hiç bir şekilde eziyet edilmemesini "kurban"a iyi davranılmasını söylüyor, peki kimi kandırıyoruz! Her kurban bayramı öncesinde ana akım medya bile bangır bangır "memleketten kurbanlık manzaralar" başlığıyla haberler yayınlıyor. Tek söyledikleriyse çocukları ekranlardan uzak tutun! Kısacası kendini kandırma;
Bu "kurban"dan sana hayır gelmez, şer gelir!

2. Acemi kasapların "kurban"ı olma!


Geçtiğimiz yıl bayramın ilk günü 500'ün üzerinde acemi kasap kendini doğradı. Hayvanların neler yaşadığını varın siz düşünün! Kısacası suça ortak olma! 
Bu "kurban"dan sana hayır gelmez, şer gelir!


''Cennete gitmek isteyenlerin, cehenneme çevirdiği bir dünyadayız.'

3. Kesin bilgi: Kurban "hayvan kesmek" değil, yakınlaşmaktır


Son yıllarda sık sık 'Kurban Allah'a yakınlaşmaktır', "Kurban hayvan kesmek demek değildir" açıklamalarını duyuyoruz. Ancak bu kavram bir türlü anlaşılamıyor, mavi ekran üstüne mavi ekran veriyor milletimiz. Peki neydi kurban? Gerçekte kurban kelimesi günümüzde anlamını yitirmiş adeta pazara giren ilk ürün gibi bambaşka bir şey olmuştur. Tıpkı bütün mendillere selpak, kahvelere nescafe ya da tıraş bıçaklarına jilet denmesi gibi "kurban" kelimesi de hayvanla özdeşleşmiştir. Oysa kurban kelimesi köken anlamıyla "yakınlaşmak" demektir. Yani Allah'la yakınlaşmak isteyenler kan akıtmadan yardım ve dayanışmayı sürdürerek sevabını kazanabilecekken "Tanrılar kurban istiyor" kafasıyla bu bayram ritüele bağlanmıştır. Bu noktada İslam ve Müslümanlık üzerine bugüne dek duymaya pek alışık olmadığımız cümleler sarfeden İhsan Eliaçık'ın kurban bayramı yorumu cidden kafa açıcı cinsten. Okumak isteyenler buraya: İslam'da kurbanTürkiye'de Derin Din ve KurbanKurban ne anlama geliyor

4. Bayrama EVET "kurban"a HAYIR

Çoğumuz gökten indirilen şu meşhur koç hikayesiyle büyüdü. Bu öyle bir Tanrıydı ki bütün günahlarımızı masum bir canlıya ödetiyordu! Kimi inandı buna, kimiyse kan alarak ödeşmek isteyen bir Tanrıya hiç bir zaman inanamadı. Gerçekteyse insan türü var olduğundan beri yiyecekleri, çocukları, hayvanları, kadınları "kurban" etmiştir. Kısacası tarih "Tanrılar kurban istiyor" hikayeleriyle dolu... Ancak İslam Hukukçusu Prof. Dr. Hüseyin Hatemi'nin gökten indirilen koç konusundaki düşünceleri genel düşünceden oldukça farklı. Bu yüzden paylaşmak istedik: "İsmail’e (AS.) bedel gökten koç indirildiği söylenen korkunç uydurmanın da aslı yoktur. İbrahim asla oğlunu kesmeye yeltenmemiş, sadece rüyasında bunu görmüş (Saffat Suresi) bunun sınav olduğunu anlamış, oğlu elinden alınırsa Allah’a sevgisinin sarsılmayacağını oğluyla birlikte Allah’a arz etmiş, gökten koç filan indirilmemiş, Allah’a “biz İsmail’i (O’nu) Büyük Kurban ile fidyelendirdik” ayetiyle Huseyn’e ve Kerbela’ya işaret buyurmuştur." Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz: İslamiyet ve Kurban

5. Kurban'ın Kökenleri ve Ritüelleri

Sümerlerde, Hititlerde, Eski Yunan ve Roma'da, Mayalarda, Azteklerde, Amerikan yerlilerinde, Eski Türk boylarında, Araplarda kısacası en eski çağlardan beri her toplumda karşımıza çıkıyor kurban ve adak kültürü. Maalesef sadece Müslümanlık'la ilgili bir din kültürü değildir kurban...  Ve gökten indirilen koç hikayesinin gerçeği de çocuk kurbanlardır. Çünkü tarih çocuğunu Allah'a kurban edenlerle dolu. Düşünün çocuğu olmayan insanları... Allah'la anlaşma yapıp eğer çocukları olursa türbelere, ziyaretlere adama sözü bile veriyorlar. Bu yüzden adı "Satılmış" olan insanlarla dolu bu topraklar. Ve bu sadece yakın geçmişimiz. Buradaki asıl soru bu daha önce olmuş muydu? Neleri neyle takas etti bu insanlar, bir düşünün! Velhasıl Kurban'ın tarihsel sürecini merak edenler şuradan ve buradan okuyabilir.

6.  7 kişi birleşip danaya değil, insana girin!


Bayram'da yoksullara, hastalara, yaşlılara, savaş mağdurlarına, öğrencilere kısacası ihtiyaç sahiplerine yardım etmek isteyenler birleşin! Kurban=Yakınlaşmak'tır kan dökmek değil. Unutmayın en büyük sevap gerçekten yerine ulaşırsa kazanılır. Kan akıtılarak değil!


7. Hz. Ali diyor ki: Midenizi hayvan mezarlığına çevirmeyin. 


İslamiyet günümüzde kafa kesen müritleriyle anılsada geçmişte İslam'da birçok tarikat mensubu ve mutasavvıf vejetaryendi. İslam filozofları ve arifleri, Hz. Ali, Mevlana, Ebu Ali Sina, Nasır-ı Husrev, Şeyh Necmettin-i Razi, Ebu'l-Ala Ma'arri, Şeyh Attar, Gaybiler, Yezidiler... Ve onlar, yolundan gidenlere hayvan öldürmemeyi salık vermiştir. Çünkü hayvanları esir etmek, köleleştirmek bile başlı başına günahtır. Kısacası bu "onlar" ve "bizler" arasındaki bir savaş. Bizim tarafımız belli. Peki ya senin?

8. Kurban Bayramı'nda bir Can da sen kurtar

"Hayvanlar bizim zevklerimiz, geleneklerimiz ve açgözlülüğümüz için kendilerini feda etmezler. Tekmeler içinde sürüklenip son nefeslerine kadar çığlık atarlar. Et, süt ve yumurta tüketip aynı anda da bu şiddetin bir parçası olmayacağınızı düşünerek kendinizi kandırmayın." Gary Smith

9. Mevlana'dan geliyor...


Hz. Mevlana: Yüce Allah Teala der ki: Hayvanlar benim sessiz kullarımdır. Onlar şimdi zulme susuyorlar ancak ahirette konuşup, haklarını alacaklardır " 

10. Kurban Bayramı vs. Dünya Hayvan Hakları günü 

4 Dünya Hayvan Hakları gününün Kurban Bayramı'na denk gelmesi sorgulanması gereken bir "rastlantı" mı yoksa ilahi bir güç mü? Varın gerisini siz düşünün. 

Bonus 1: Gözlerinizi mezbahalardan ayırmayın!

Milyonlarca kişi tarafından hüzünle okunan "ağlayan boğa"nın hikayesi:
Hong Kong'da bir grup mezbaha çalışanı, biftek ve sığır eti olacak boğaya doğru ilerlerler... 
Mezbahanın ön kapısını kapattıklarında acılar içindeki boğanın durarak, dizlerinin üzerine çöktüğünü görürler. Ve boğa gözyaşları içerisindedir... "Daha mezbahaya girmeden öldürüleceğini nasıl anlamış olabilir. Şüphesiz bazı insanlardan daha zeki"
Kasap Mr. Shiu yaşadıklarını şöyle anlatır: "İnsanlar arasında 'aptal' olarak görülen bu hayvanın gözlerinde korku ve acıyı gördüm, hıçkırarak ağlıyordu, titremeye başladım. Hepimiz şaşırmıştık. Boğayı kaldırmaya çalıştık fakat hareket etmek istemiyordu ve ağlıyordu." Fabrika sahibi Billy Fong ise şöyle diyor: "İnsanlar, hayvanların ağlamadığını düşünürler. Ancak bu boğa bir bebek gibi, hıçkırarak ağlıyordu" Diğer mezbaha çalışanları da gelip ağlayan boğayı görürler. Herkes şaşkınlık içerisindedir ve kimse boğayı kesime götürmek için yanaşmaz. 
Peki şimdi boğaya ne olacaktır?
Ağlayan Boğa, toplanan yardım paraları ile mezbahadan kurtarılarak, hayatı boyunca saygı duyulacağı bir tapınağa gönderilir. Çalışanlardan biri: "Boğayı öldürmeyeceğimize söz verdiğimizde boğa ayağa kalktı ve bizi takip etmeye başladı." der.Bir boğa nasıl olur da insanların ne konuştuklarını anlayabilir? Mr. Shiu: "İnanın veya inanmayın... Yaşadıklarımız inanılmayacak kadar gerçekti" diyor. Bu yaşananlar, bir kasabın ve belki daha fazlasının hayata bakış açısını değiştirdi. Bakış açısını değiştirmek isteyenler için geliyor: Mezbaha gerçeği-Tuzla 2012  

Bonus 2: Nuh Tufanı, bu gemide insana yer yok!


Tanrının insanlara olan gazabı birçok efsanede, kutsal kitapta karşımıza çıkıyor. İnsana adeta ayar veren, silkeyen ve kendine gelmesini söyleyen Nuh Tufanı ise en bilinen felaketlerden birisi. Bu yıl çekilen Nuh filmi de bu açıdan kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Çünkü film, yüzyıllardan beri değişmeyen bir şeyle insanın gerçek yüzüyle bizleri tanıştırıyor. Yani yeryüzünün katili insanla! Ve tabiki yeryüzünün kurtuluşu için bu gemide insana yer yok! Varın siz düşünün gerisini. Filmi buradan izleyebilirsiniz:  

Bonus 3: Işid'i anlamak... Olayın özünü anlamak...



Işid'lilere soruyorlar: "Nasıl bu kadar kolay kafa kesebiliyorsunuz?" O da şöyle cevap veriyor: "Önce hayvanların kafalarını kesiyoruz. Bir süre sonra insan veya hayvan farketmiyor."

Müzik Bonusu: Peyk'ten geliyor... Gamsız Öküz



Her yol Roma'ya çıkmaz!
Viva hayvan özgürlüğü

@burcuyeryuzu