15 Mayıs 2014 Perşembe

Maden ocakları işçiye ölüm, yeryüzüne zehir saçıyor!




Soma’da yaşanan maden faciasında hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.


Tüm dünyayı yasa boğan ve yakın tarihimizin en büyük maden faciası olarak kayıtlara geçen Soma’da yaşananlar kader değil. Hükümet ve devlet, iş kazalarını incelemek üzere verilen araştırma önergesini reddetmeseydi ve 19 yıldır imzalamadığı ILO 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni imzalasaydı bu faciaların önüne geçebilirdi.

Ancak maden tetkik ve sondaj çalışmalarında güvencesiz ortamda çalışan işçiler hayatlarını kaybederken bir yanda da yaban hayat katlediliyor. Hayvanlar zorunlu göç ettiriliyor, madenlerde çalıştırılıyor, hava, toprak, su ve bitki örtüsü yok ediliyor.

Tüm bunlar daha fazla işçi ölümü, daha fazla yaralanma, daha fazla haksızlık, daha fazla katliam ve yeryüzü için daha fazla sömürü demek.

Yeryüzü hammadde deposu değildir

Yeryüzünü hammade deposu gibi gören insan türü, doğada ne varsa kullanıp tüketiyor. Bu tekno-endüstriyel sistem doğayı katledip, türleri yok ederken aynı zamanda kendisinin de tükenmesine neden oluyor. Oysa yeraltı ve yerüstündeki tüm varlıklar ve tüm türler ekosistemin devamlılığı için vardır. Şirketlerin sömürmesi için değil. .

Soma Holding, birkaç kağıt imzaladığı için binlerce yıllık madenlere sahip olamaz. Yeryüzüyle şirketlerin varlıkları karşılaştırıldığında Soma Holding, sadece bir noktadır. İşçilerin ölümüne sebep olup, "yasal" olarak doğayı sömürse de bu hakka sahip değildir.

Bu felakette madencilerin, madenlerde çalıştırılan hayvanların ve sömürülen tüm türlerin yanındayız. 

Bu yüzden insan-hayvan-doğa demeden bütün adaletsizliklerle mücadele etmek, ekolojik bir yaşamın oluşması için bir kez daha meşru taleplerimiz dikkate alınana kadar meydanlardan, sokaklardan ayrılmama çağrısında bulunuyoruz.

Madenleri toprakta bırakın, yeryüzü hammadde deposu değildir.

Derin Ekoloji Derneği